Kahramanmaraş Resimleri l K.maraş Haritası l Kahramanmaraşspor l Kahramanmaraş Tarihi | Kahramanmaraş Tanıtımları | Maraş Olayları | Elbistan | Afşin| Göksun | Pazarcık | Türkoğlu |

Tam Versiyon: Kuddusi (1760 -1848) - Şair
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Şeyh Ahmet Kuddusi XIX. yüzyılda yetişen tekke şairlerinin en tanınmış olanıdır.

Asrın en büyük Mutasavvıfı olan Kuddusi Efendi, Kahramanmaraşlı Şeyhibrahim Efendinin oğludur. Babasının vazifeli bulunduğu sırada Bor'da doğmuş olan şair Ahmet 'Kuddusi Efendi aynı zamanda Maraşi mahlasını kullanmıştır. Önce Nakşi Bendi tarikatına giren Ahmet Kuddusi efendi, sonra Kadiri tarikatına girmiş, Anadolu ve Rumeliye seyahat etmiş, daha sonra Hicaz'a giderek on yedi sene mücavir olmuştur.

Kültürlü bir şeyh olan şair, on üçüncü yüzyıldan zamanımıza kadar, Bektaşiler dışında bütün Türk Tekke şairlerinin, hatta kısmen Divan ve saz şairlerinin seçkini sayılır. Şair hem aruz, hem hece' veznini kullanmıştır. Tekke, şiirinin Aşık ömeri denilebicek olan Ahmet Kuddusi Efendi halk seviyesine inen güzel ve açık bir ifade tarzına sahipti.

İbnül Emin Mahmut Kemal Inal'ın yayınladığı, şairin, aşağıdaki mısralarını, onun özel hayatını aydınlatması bakımından aşağıya alıyoruz:

Vefat etti peder ben onsekiz yaşında iken
Kararı kalmadı ah üfigane
Mecazi aşka oldum müptela kalmadı hiç sabrım.
Havalandı düşün divane gönlüm hubb-i nisvar
Beni rüsvayı eyledi aşkı mecazi pes
Atardım kendimi pervane asa şems-i ha bana
Tezevvüç eyledim çok doğurdular nice evlad
Kimisi oldu yar bana kimisi oldu bigane
Kimisi gitti ukbaya kimisi kaldı anların
Kalanlar oldu fitne giden düşürdü ahzane.

Ayrıca şairin aşağıdaki satırları da onun özel hayatını aydınlatması bakımından ilginçtir...

"Fakir, Arabistan'ı ve Rümu gezip vali de rızası için tee-hhül eyledim, ismimi "Şeyh Ahmed" deyü söylerler idi. Lakin şeyh-i kamil olmayıp peder efendimiz icazed vermeğin nasa meşayih-i giran uslübü üzere vaizlik ve nasihlik eyler idim ve Nakşibend tariki üzere zikri icazet verir idim."

Şairin edebi kişiliğini belirtmesi bakı mından aşağıya bazı mısraları ile bir gazeli ni, alıyoruz:
"Bes halk-ı cihan her biri bir lezzete düşmüş Kuddusi dahi camu cem ile mütelezziz."

Allah'ı ararken;
"Aradım bulamadım Rum'da Hicaz'da Kandedir ey gönül bilmem durağın" der ve Allah'ı kendinde bularak kainatta her nesnenin de Allah'ı zikrettiğini hisseder "Ins-ü cin-ü melekler, yerler, felekler Suda semeklerhü demek ister."
Referans URL