03-13-2008, 12:56 AM

80’lerde cumartesi günleri akşam üstü saat beş gibi tam olarak ne yaptığınızı hatırlamaya çalışın. Eğer bir otomobil tutkunuysanız tabii ki “Kara Şimşek”i izliyordunuz. Şimdi buyurun hem biraz nostalji yapalım hem de yeni KITT’e bir göz atalım.”
Bu günlerde yaşı elverenler için 80’li yıllara duyulan özlem tartışılmaz. O yıllar adına internet siteleri kuruluyor, 100 maddeden oluşan mailler hazırlanıp, herkese forward ediliyor. Filmler, müzikler, buluşulan mekânlar hemen hepsi bu uzun listeyi okuduğunuzda hafif bir tebessüm etmenizi sağlıyor.
Satır arasında kalsa da, otomobil tutkunları için 80’lere ait göz ardı edilmeyecek bir “Kara Şimşek” gerçeği bunların arasında. Aşağıdaki mahalleyle yapılacak olan maçın, kız arkadaşla içilecek olan limonatanın hatta haftasonu kurslarının bile saatini belirleyen bir olaydı Kara Şimşek. Bugünkü Lost, Heroes olayından çok daha fazlasıydı yani.
Cumartesi günleri saat 16.55’de bizim mahalle, düello öncesi eski Teksas kasabalarına dönüşür, sokakların arasında rüzgârdan başka bir şey kalmazdı. Saat tam beşte nefesler tutulmuş bir şekilde, KITT’in (Knight Industries Two Thousand) ön panjurundan saçtığı ışıklara dalıp, jenerik müziğine eşlik ederdik. Michael Knight (David Hasselhoff), en büyük kahramanımızdı. Çünkü o’nun konuşan, süper hızlı, yeri geldiğinde uçabilen bir otomobili vardı.

